F Alanı

Printervriendelijke versieSend to friend
Datum: 
2011-07-17 - 2011-08-04
Auteur: 

1990 yılı kazı sezonu sırasında, Marc Waelkens ve Marc Lodewijckx gözetmenliğinde Çömlekçiler Mahallesi’nin yukarısındaki eğimli arazide bir trench kazıldı. Bu trench dağa dik olarak, alanın kuzeyine doğru kuzeybatı-güneydoğu doğrultulu olarak açıldı. Trenchin yüksek aşamalarında, bir adet lahitin kalıntılarına ve iyi korunagelmiş tonozlu bir mezara rastlanmıştır ve bu mezarda da dağılmış bir biçimde on bir adet farklı insana ait kemik kalıntıları ele geçmiştir. 2 metre genişliğindeki trenchin aşağı kesimlerinde ise karakteristik teras duvarlarına, çömlek atıklarına ve kremasyon gömüleri barındıran bir alana rastlanmıştır. Buradan ele geçen urneler see Hellenistik Dönem’e tarihlenmişlerdir. Urneler teras duvarlarından birisinin güneye bakan yüzüne bakar biçimde sıralanmış bir biçimde, erozyonla gelecek kolüvyonlara karşı korunaklı bir halde sıralanmışlardır. 1991 senesinde trench genişletilerek 2 m kadar batıya açılmıştır ki bu da iki adet daha kremasyon gömüye, teras duvarına dik bir biçimde rastlanılmasıyla sonuçlanmıştır.

2011 senesi kazı sezonunda, bu alanda gerçekleştirilecek olan 3.-5. Haftaları kapsayan çalışmalar, 90/91 sezonlarında bulunan gömülerin etrafını kapsayan alanla birlikte daha iyi incelenmesi ile beraber Çömlekçiler Mahallesi’nde devam eden aktif hareketlerin incelenmesi yönünde yoğunlaştırılmıştır.

Daha sonra anlaşılmıştır ki 90/91 senelerinde açılan trenchin 4 metre dışında esas kremasyon gömü alanına ait zemin genişlememektedir. Hali hazırda tespit edilmiş olan batıdaki duvar teras duvarıyla dik kesişmekte iken, bir başka duvar da eski trenchin yarım metre kadar doğusunda tespit edilmiştir. Bütün ihtimallere karşın tespit edilmiş gömülerin tamamı 90/91 senesi açılan trenchlerin seviyesinde bulunmuş olup açık bir alanda korundukları anlaşılmıştır. Tespit edilen her iki duvar da yapı açısından farklı olup birbirine tam olarak paralel değillerdir. Daha çok, her iki duvar da eski trenchin doğusunda ve batısında yer alan odaların ayrı ayrı duvarları gibi yer almaktadırlar.

Açmamızı doğuya ve batıya doğru odaların tarihlemesini yapabilmek ve kuzeye doğru teras duvarını doğru bir biçimde tarihleyebilmek amacıyla genişlettik. Teras duvarının kazılan alanın tamamı boyunca devam etmekte olduğu anlaşılmış olup alanın doğusundan batısına 15 metre kadar devam etmektedir. Doğuda dik kesen duvar kuzeydoğuya doğru küçük bir çıkıntı yapmaktadır. Buradan anlaşılmaktadır ki duvarı inşa edenler bu çıkıntıyı esas duvarın bir parçası olarak kullanmşlardır. Bu sebeple de burası duvarın en zayıf noktası haline gelmiştir ki bu nokta duvarın büyük taşlarının yıkıldığı tek noktadır. Deneme trenchinin hemen arkasındaki alanın doğu kesiminde daha homojen bir yapıya sahip alanda Klasik Dönem materyalleri duvarın hemen arkasındaki yamaç kesimde ele geçmiştir. Bu materyaller M.Ö 6. ve 4. Yy’lar arasına tarihlenmektedir. Bu da duvarın orijinal olarak bir kronolojiye girmesini sağlamaktadır ki bu da Sagalassos’daki en erken yapı haline getirmektedir bu duvarı. Teras duvarının diğer bölümleri ise daha sonraki müdahelelere sahne olmuş ve deneme trenchi boyunca da tespit edilmeye devam etmiştir.

İzi sürülebilecek bir sonraki hareketlilik ise burada; Hellenistik Dönem mezarlığındadır. Yapılan çalışmalarda ise henüz kremasyon gömü alanının genişlediği orijinal alan tespit edilememiştir. Ancak, alanda her ne kadar Hellenistik Dönem keramiklerine az rastlanılmış, urne ve yanık kalıntıları az olsa da daha sonraki hareketliliklerin gömü alanını tam olarak yok etmediğini göstermektedir. Bu da gömülerin halen o dönemde görülebiliyor ya da yeri anlaşılabiliyor olduğunu göstermektedir. Ayrıca Hellenistik keramik kalıntıları burada sadece kremasyon gömü yapılmadığına dikkat çekmektedir.

M.S. 1. yy’da alanın kapladığı yer, batı duvarın yeniden tamir gördüğü anlaşılmaktadır. Alanlar, doğal substratlarına kadar kazılmıştır. Doğudaki odanın işlevine dair kesin bir bilgi bulunamamıştır. Ancak burada bulunan keramikler, Hellenistik ve M.S. 1.yy keramikleri olmak üzere karışık olarak ele geçmiştir. Alanın sadece kuzeybatı köşesinde, orijinal zemin seviyesine dair kesin bir kalıntıya ulaşılabilmiştir. Bu alan ince bir kil tabakası ile kaplıdır. Doğal toprak seviyesinin ise 1,1 m kadar yukarısında ise daha geç döneme ait bir zemin tabakası tespit edilmiştir ve bu seviyenin yaklaşık olarak tarihi M.S. 2.yy olarak ele geçen keramikler doğrultusunda verilmiştir.

Batıdaki odada ise yanık bir toprak tabakası tespit ettik. Bu da kullanımdan çıkmış çömlek fırındır ki gerçekten kil olmasa bile uzun süre ısınmaya maruz kalmış toprak olarak da bahsedilebilir. Bu oda, halen yapısıyla beraber daha sağlam bir tarihlemeye ihtiyaç duymaktadır. Ancak sikkeler ve keramikler, yaklaşık olarak bu odanın M.S. 1.yy’a tarihli olduğuna dikkat çekmektedir. Ayrıca burada bariz bir biçimde daha ince bir duvar diğer duvara bitişik bir biçimde örülmüştür ve yine teras duvarını dik kesmektedir. Taş temelli bu duvar, çamurdan yapılmış kiremitler taşıyor olmalıdır. Teras duvarı ise kısmi bir biçimde daha sonraki dönemde tamirata uğramış olup, sökülmüş olan kiremitlerin üzerine yeninden örülmüştür.

M.S. 3.yy’a ait olan erozyon malzemeleri doğu odada 3.yy batı odada ise 4-5.yy keramik çöplüğü ile kaplıdır. Tonozlu mezarın yapısı en yüksek trenchde 90 senesinde M.S. 4.yy’a tarihlenmiş olsup birkaç inhümasyon gömü açığa çıkarılmıştır.

Halen kalıntılarının tarihlenmesi gereken bu alanda yaklaşık bir milenyumluk insan yaşamı F Alanı’nda tespit edilebilmektedir.